BaŞakHaber

Doping ve kazanımlar !

Doping ve kazanımlar !
Ahmet GÜLÜMSEYEN
Ahmet GÜLÜMSEYEN( gulumseyen@hotmail.com )
43 views
30 Nisan 2011 - 21:54

Bir sporcunun doping yaptığı konusunda karar vermek ancak Laboratuvar sonuçlarına göre mümkün olabilir.

Peki, doping maddesinin tahlil/analizi nasıl bir sonuçtan geçmektedir. Alınan numuneler ve sonuçları ve numunenin geçerliliğine kim karar verir (?)

Altın değerinde bir soru; Sporcudan bir mi, yoksa iki numune mi alınıyor (?)

Bu sonuçların yanlışla bağdaşır tarafı olabilir mi? Yapılan yanlışlıktan nasıl dönülebilir. Diğer bir ifadeyle bu mümkün mü (?)

Diyelim, Fenerbahçe’nin yıldız sporcusu Hacepttepe Doping Merkezinin analiz sonuçlarına göre dopingli çıktı;

Bu tahlil ve analizi yapamadığınızda, siz nasıl Olimpiyattan bahsedebilirsiniz (!) Bu mümkün mü acaba ? Sormazlar mı adama

Bir örnekleme yaparsak;

Kimler Dopingle zedelenme, olumsuz etkilenme durumuyla yüz yüze geldi bakmak gerek;

*****

14.01.2006 tarihli Hürriyet Gazetesinde, gazeteci emektarlarımızdan Celal Demirbilek imzalı haberde; Milli Atlet Tezeta Dengersan’nın , Türkiye’nin akredite doping kontrol laboratubovarına itibar edilmemesinden dolayı numunelerinin İspanya’nın akredite olmuş Madrid ve Barcelona Laboratuarlarından gönderilmesi Ne gariptir ki bu laboratuarlardan çıkan iki ayrı sonuç dikkat çekici.

Habere göre çıkan sonuçlarda Madrid Laboratuvarı’nin ‘dopingli’ dediğini Barcelona Labroratuvarı ‘dopingli sayılmaz’ görüşü hakim oluyor.

Hacettepe, olmadı Madrid, o da olmadı Bercelona .

Sonuç,  tartışmalara neden oluyor. Mağdur olan kim Türkiye’nin prestiji.

Bugün yaşananlara bakıldığında, aradan geçen altı yıla rağmen, çözüm değil çözümsüzlük hakim

Birileri bu işe ‘dur’ demeli. Ama bu çözüm dışarıda değil içerde aranmalı

Önce TFF açıklama yaptı; “Son dönemde kamuoyunun gündeminde olan doping testleri ve sonuçları ile ilgili TFF Dopingle Mücadele Kurulu ile görüşmeler yapan TFF Yönetim Kurulu, futbol alanında faaliyet gösteren kişi ve kurumların menfaatlerini korumasını ana öncelik olarak görerek, maç sonrası kura ile seçilen oyuncuların doping kontrolünde alınan numunelerin, Hacettepe Üniversitesi Doping Kontrol Merkezi yerine Köln´deki merkeze gönderilmesine karar verdi” denildi. Açıklama tamam, Kulüplerin menfaatleri tamam, peki ya Ülkenin prestiji ve menfaatleri (!) Bu kararı alanlar, bir telefon kadar yakın oldukları Hacettepe Doping Merkezini arayarak, yurt dışında analiz yaptırmak olmazsa olmaz (mı?) diye sorma zahmetinde bulundular mı (?)

Fenerbahçe As Başkanı Şekip Mosturoğlu’nun açıklaması, Fenerbahçe Kulübünün sporcusunun Hacettepe Üniversitesi Türkiye Doping Kontrol Merkezi tarafından yapılan testleri yanlış raporlamasından doğan hatanın ‘Basit bir hata, özür dileyerek, ‘pardon’ diyerek geçiştirileyemeyeceği  bir husus olmadığı yönünde.

Peki ne yaplım; böyle bir değeri ‘infaz mı’ etmeli yoksa değer bilip benzer bir olayın yaşanmaması için, olayda ihmali olanlara, yaptıklarının faturasını mı ödertmeli?

Bence, olması gereken ikinci şık, Yani, bugüne kadar ülke sporcusuna hizmet etmiş ‘hassas’ bir kurumu kapatıp, tahlilleri yabancılara teslim edilmemesi gerek.

Milli Takımımız ‘yabancılara’ teslim, futbol takımlarımızın çekirdek kadroları ‘yabancılara’ emanet, doping merkezimiz de yabancılara teslim edilirse, bizim diyebileceğimiz hangi değerimiz kalır geriye (!)

Diana Taurasi´nin yanı sıra 3 sporcunun testlerinde yapılan değerlendirme hatasının Hacettepe Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Uğur Erdener’in kamuoyu karşısına çıkıp ‘”Analizin sonucunda bir sorun yok. WADA teknik dokümanı değerlendirmesinde insan hatası yapıldı” dedi.

Başka ne dedi Erdener “ . Buranın kapanması spor kamuoyunun gönlünü bir anlamda ferahlatacaksa, kurum olarak onu da gerçekleştiririz´´ .

Açıklamalardan ‘insan hatası’ olduğu anlaşılıyor. İnsan hatası .(!)

Tam bir gazeteciliğin haber anlayışına (5 N 1 K) uyarlanması gibi.

Netice itibariyle,sormak gerek;

Gerçekler anlaşıldı acaba, ‘kişisel hatanın’ muhataplarına nasıl bir yaptırım gerçekleştirildi. Onlar halen görevlerine devam ediyorlar (mı!)

Bu söz konusu ise benzer ‘yanılmalar’, ‘aksaklıların’ önüne set çekmek nasıl bir girişimde bulunulmuştur.

Sonuç; Ben bu husus da her hangi bir açıklama veya duyuruya şahit olmadım.

*****

Peki işin kolayı ne (?)

Koca Hacettepe Üniversitesi, Bilim yuvasının kapısına vurmak. Bu çözüm değil, çözümsüzlüktür Dahası acizliktir, teslimiyetçiliktir. .

Ülkemizin sportif değerleriyle adeta marka olmuş Hacettepe gibi bir değerin bünyesinde bulunan Merkez için yapılması gereken en önemli hal ve hareket, yine tekrarlıyorum;

Hacettepe Doping Merkezinin güvenilir bir yapıya kavuşturulması .

Biz, her şeyden önce yaptıklarımız ve yapacaklarımızı, takipçiliğiyle birlikte güvence altına almak zorundayız

Hal böyle olunca, Fenerbahçe Bayan Basketbol Takımı´nın ABD´li yıldızı Diana Taurasi´nin başına gelenler( merak bu ya)  ‘Dünya Spor Kamuoyunda yankıları neler oldu’ sorusu kafama takıldı Bu merakımı gidermek içinse Yabancı dili çok iyi olan, Akademik çalışmalarıyla bilinen Arif Çetin kardeşimizden destek aldım;

Sonuç tahmin ettiğiniz gibi; Avrupa Spor Basını ülkemizde yaşananları ‘boy boy’ haber yapmış, sanki kendi ülkelerinde bu tür gelişmelerin/hadiselerin yaşanmadığı imajını oluşturmuşlar.  

Şimdi biz kalkıp, birileri böyle demiş, birileri şöyle demiş şeklinde söylenenlere kafaya takmak yerine, ders çıkarmamız gerek.

*****

Kolay olanı seçmek, çıkılan yolda anlamsız, hedefsiz yürümek gibi bir şey.

Bakın; ülkemizde Spor Organizasyonları açısından güzel işler yapılıyor. Ama aynı güzellikler sporcu yetiştirmek adına gerçekleştiril(e)miyor (!)

Buz Hokeyi Federasyon Başkanın, sıfıra karşı fark yediğimiz maçlardan sonra kendisine yönelttiğimiz sorularımıza getirdiği açıklamaları hatırlayın; Başkan ne diyordu;

Bugün dünyanın en iyi Buz Hokeyi sporcuları Kanada da .Kanada da kapalı ve açık  toplam 4 bine yakın Buz Hokeyi Sahası var, bizde bu rakam kaç 7 Kanada da ki Buz Hokeyi sporcu sayısı 1 milyona yakın, bizde kaç 500 .

Halen kalkıp, bizim sporcularımız niçin madalya alamıyoruz diye hayıflanıyorsak, hiç kusura bakmayın ki bu ya ‘aldatmaca’ ya da ‘ahmaklık’  olarak tanımlanır.

Bakın nereden nereye geldik (!) Niçin böyle bir bağlantı (?)

*****

 İnsan düşünüyor da, sporcu sayımız az olduğu için mi acaba, Hacettepe Doping Merkezinin kapatıp, numunelerin yurt dışına gönderme yolu seçiliyor. Bununda Türkiye’ye fazla bir maliyetin olmayacağı için mi . (!)

Nede olsa en çok sporcusu olan Futbol ve Basketbol Federasyonlarının sponsoru Türk Hava Yoları. Bu bir nevi maliyetin ortadan kalkması demek (!) (Evet, evet bence de ilginç bir yaklaşım ama ne yapalım klavyenin canı yok, kendimizde yazma hissi oluşuyor, bizde yazıyoruz..)

Diyelim numune analizleri maliyeti sıfırladık.

 Yine tekrarlıyorum; Ülkemizin prestiji ne olacak (?) Birileri bunu cevaplamalı. Var mı buna cesareti yetecek, yüreği dayanacak bir spor adamı Beri gelsin.

Bir spor adamı olarak inanın rahatsızlık duyuyorum, spordaki gelişmelerden.

Peki çözüm ne? Çözüm ‘sorunun içerisinde’, karar verip harekete geçmek. Nasıl yani (!)

Sporun yönetildiği Merkez olan Ankara’da yer alan Hacettepe Doping Merkezini kapatmak, suyu olmayan havuzda yüzme dersi vermek gibi bir şey olur. Bunun çözümü merkezinde yani Başkentte çözmeli .

Başka ne yapılabilir (?) 2012 Avrupa Spor Başkenti seçilen ve Türkiye’nin en fazla Kulüp ve sporcusunun bulunduğu İstanbul’a, İstanbul Büyükşehir Belediyesi bünyesinde Spor Doping Kontrol Merkezinin açılmalı.

Peki, bir ülkede iki Doping Kontrol Merkezi olabilir mi (?) Güzel bir soru Yazımızın başında, bu konuya değinmiştik. (İspanya’nın iki ayrı şehri olan Madrid ve Barcelona’da mevcut). Öyle ise bizde neden olmasın (!)

Bu konuda görev yüklenip, üstesinden gelebilecek birim; Türkiye de sporun adeta lokomotifi olan İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB)

Bunu, emsali olduğu için açık ve net konuşuyorum. Bir örnek mi; Yıllardır, Olimpiyatı İstanbul’da yapmayı hayalden/düşünceden öteye götüremeyen Olimpiyat Oyunları Düzenleme Kurulunun ‘lav’ edip, görevin İBB’ye devredilmesi

Daha fazla örnek mi (!)  Yılarca tamamlanmayan Silivri Buz Pisti ve Sinan Erdem Spor Kompleksi Bu tesisler sayesinde ülkemize kazandırılan Uluslararası Organizasyonlar

Şimdi söz değil, icraat zamanı Bırakın acizliği, teslim edin işi erbabına, iş osun bitsin vesselam

Haaa, Pardon, pardon Merak bu ya İşin daha da özü; Doping Kontrol Merkezi olmayan bir ülke de Olimpiyat yapabilir misiniz (?) Sonra 2020 de güme gitmesin (!)

gulumseyen@hotmail.com

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.