BaŞakHaber

SEÇİM ORATORYOSU

SEÇİM ORATORYOSU
Ali ALVER
Ali ALVER( medyakardelen@gmail.com )
69 views
25 Mart 2013 - 6:54

Siyasi Partiler 2013 seçimine doğru tekrar yeni siyasi atraksiyonlara geçiyor gibi görünüyorlar.

Yine halkın iktidarı olmayacak sanırım!

Oratoryo her ne kadar Tiyatro ’sal ve müzikal bir kavram içeriyorsada köken olarak çile demektir.

Peki, bu çile bitebilecek mi?

Çok ciddi sınıfsal gerçekler ve katmanlar ortaya çıkmaktadır seçim zamanlarında. Ama yine de sandık öyle bir kavram metodudur ki herkesi aynı yere çekebiliyor.

Oratoryonun çeşitli süreçleri var. Napoli,  Alman, Fransız,  Modern ve Türk Oratoryoları gibi sınıflara ayrılıyor.  Seçim süreci de bu kavramlarla pekişmiyor mu?

Modern seçim oratoryosu!

İnternet ve sosyal paylaşım sitelerinde kim kime atıyor belli değil. Herkes biz de sahada varız diyor. Statüsel olarak, kapital harcama yapan partiler birçok materyali elinde barındırabiliyor.

Statükocular ve Statükocu Yaklaşım.

Biz hep vardık diyenler ve biz hep olacağız diyebilen siyasal yaklaşım, maalesef artık çok fazlasıyla ilgi ve alaka toplayamayabiliyor. Neden mi? Artık toplu sürüm politikası değil de kişisel baz politikalar daha ön planda duruyor.

Leylek’ten geldik modeli artık tutmuyor.

Biz müreffeh

Belki sosyal yozlaşma ve sosyal değişimler, okuyan ve sorgulayan bir toplumu eline almış olsa da kimse kimseye hiçbir şey yutturamıyor artık. Hemen hemen herkes neyin ne olduğunu biliyor durumda. Belki de artık mevcut siyasal litaratürler değişik yollar ile yaklaşım çabasına giriyor.

İstenildiği kadar biz müreffeh olmuşuz denilsin, kimse inanmıyor artık bu tarz olgusal yaklaşımlara.

Ve bir sabah gelecek, kendinden ve kentinden mahzun olan belki de yaşam kimliğini arayan insanlar bakacak ki caddeler afişler ve parti bayrakları ile donatılmış.

Ve Fotoğraf stüdyolarında güler yüzle çekilmiş fotoğrafları görecek!

Yolda yürürken selam vermeyen insanlar birbirine merhaba deyip el sıkışacak. Elimi sıktırmam derse de bir vatandaş, tepkilerini demokratik bir izah ile dile getirirse ve ben sizleri sevmiyorum derse ne yapabilecek siyasi iradeler.

Hadi oradan bize bireysellik değil çoğulculuk lazım diyebilirler siyasiler mesela, çoğulcu düşünen yaklaşımlar, oylarını belli bir düzeye gelmek için kullanabilir örneğin.

Bireysel ve çoğulcular kapışması yaşanacak görünüyor yine bu seçimlerde.

Genç oy nüfusu gün geçtikçe artıyor. Tüccar siyasiler azalmaya başlıyor her geçen bir gün!

Oratoryo her geçen gün müzikal notalarını değiştiriyor!

Bukelemun siyaseti belki de renkten renge değişecek, belki de aynı görünecek kişiler ile.

Halkın ne istediğini bilemeyen iktidar ve muhalefet bir birlerine trafik kazası gibi çarpışacak.

Kim Başarılı çıkacak bu oratoryoda?

Seçim müziklerini kimler yapacak çok merak ediyorum doğrusu…

Yeni bir yazı da buluşma sözü ile hoşçakalın!

mediaa@hotmail.com.tr

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.