BaŞakHaber

Trabzonspor ‘Kupa’ kurbanı!…

Trabzonspor ‘Kupa’ kurbanı!…
Ahmet GÜLÜMSEYEN
Ahmet GÜLÜMSEYEN( gulumseyen@hotmail.com )
38 views
26 Mayıs 2013 - 22:27

2012-2013 Futbol Sezonun son Kupası Fenerbahçe’nin oldu. Kupa dendiği zaman Bordo-mavili ekip de akla ilk gelen 2010-2011 sezonunda yaşanan şike süreci ve bunun devamında ise Karadeniz ekibinin gündeminden hiç düşmeyen Şampiyonluk Kupası. Başkentte oynanan maçta, hep akılları karıştıran bu duygulardı

Trabzonspor maç boyunca atak bir futbol oynadı, rakip kalede sayısız gol pozisyona girdi. Şahsen ben ‘Maden böyle bir kadroya sahipti Karadeniz ekibi neden puan durumunda kendisine yakışmayacak bir konumda ligi tamamladı’ düşüncesine kapılmadan kendimi alamadım. Kupa maçını seyrettiğimizde, daha iyi anladım ki Trabzonspor, önce kendi içindeki Kupa hırsından ve boyutu öfkeye dönüşen istem dışı arzulardan sıyrılmadığından, kaybın kabarık faturasını ödemek bugünlere geldi.

Geçmiş gün bir daha geriye gelmeyeceğine göre, siz ancak yaşadıklarınızdan ders çıkararak geleceğe daha güvenle bakabilirsiniz. Bordo-mavili camia başarı açısından her geçen gün kendi güven olgusunu yenilemesi gerekirken, kapıldığı hırsın adeta kurbanı oluyor.

Fenerbahçe 64 maç ortalaması, Türk futbol tarihinde bir sezonda en çok ter akıtan takımlar arasında yer almayı başardı. Takım fizik olarak yorgun olmasına rağmen ne oldu Kupa maçında Kanarya Gökhan Gönül, Sow ve Webo ile pozisyonlar yakaladı. Bu atakların birinde de sonuca giderek, maçı kazanıp, Kupayı üst üste ikinci kez müzesine götürdü. Bize göre maçın özü ve özeti, tecrübe ve aklın sonuca yansıması.

Peki pozisyon ve ataklar, dahası istatistiklerde ibre kimden yanaydı; Trabzonspor’dan. Karadeniz ekibine hatırlatılmazı gereken önemli bir tez vardı; Futbolda kazanmak için gol yememek kadar, rakip fileleri de havalandırmak, yani gol atmanız gerekiyor.

Belki yine geçmişe değineceğiz ama, bırakın bu ekipte Burak Yılmaz’ı, Umut Bulut olsa idi, inanın bu takım daha iyi neticelere ulaşırdı. O zaman ne geçmişe takıp kalınacak, ne başarısız sonuçlar alınacak, ne de Başkan Sadri Şener yeni seçimlerde ‘Ben aday değilim’ diyecekti!…

Tüm bunları bir kenara bırakın; Ligde, ‘kümede kalma’ gibi anlamsız bir başarısızlıkla karşı karşıya kalınıyor, Kupa’da ise final oynamanın ve sonuçta ‘hırs’ küpünün gereksiz neticelerine katlanmak zorunda kalıyorsunuz.

Kupa maçında başka neler yaşandı? Karşılaşma oynanırken, bordo-mavili tribünlerdeki hareketlenmesine emniyet mensupları müdahale diliyor. Gerçeğe ulaşmak için ya gözlerimizi açmak, sağ duyulu düşünmek yetmez, birazda faklı tespitlere kulak kabartmamız gerekiyor.

Sadri Şener ve yönetimi, bulunduğu dönem içerisinde bordo-mavili camiaya büyük zarar vermiştir. Kulübe tarihinin en kötü dönemini yaşatmakla kalmadı, 1996 yılından bu yana elde edilemeyen Lig Şampiyonluğu Kupasının, sahada mücadele ederek, her geçen dönem daha iyisi için yapacağına mazeret üretildi. Bu yetmezmiş gibi oyuncularının yarıdan çoğunu yabancılaştırıldı. Sonuç Kupasız, kabus dolu bir sezon.

Peki bundan sonra ne bekliyor Trabzonspor’u? Yeni yönetim, yeni teknik ekip, yabancıların revizyonu ve yeni futbolcu kadrosu. 200 milyona yaklaşan borç ibresi, sizce bu değişimle birlikte ne kadar yükselir?

Vahim tablonun, en aza indirmenin tek çözümü, camianın geçmişin Kupasını unutup, gelecek için ise (Beşiktaş örneği gibi) ‘feda’ derse, o zaman yeni yönetimin imdadına 1461 Trabzon takımı yetişir. İşte o zaman özlenen Trabzonspor’u izleme fırsatını yakalarız.

Twitter:ahmetgulumseyen

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.