BaŞakHaber

TFF ‘yabancıda’ haklı

TFF ‘yabancıda’ haklı
Ahmet GÜLÜMSEYEN
Ahmet GÜLÜMSEYEN( gulumseyen@hotmail.com )
45 views
10 Temmuz 2013 - 2:08

Türkiye’de futbol adına her şey düzeldi, geriye sadece ‘6+0+4’ kararı kaldı! Öyle bir tartışma zemini oluşturuldu ki bu rakamları gördüğünde insan, sanıyor ki ‘futbolumuzun’ kurtuluşu değişimikaçınılmaz bir madde. Açılımı neydi. Altı yabancı sahada, dört yabancı ise tribünde olacak. İtirazın en sert  kaynağı ise Galatasaray.

Sarı-kırmızlı yönetim kendisini büyük hedefler belirlerken, TFF’nin almış olduğu karara ‘başkaldırı’ şeklindeydi, halende itirazını devam ettiriyor. Federasyonun ise tutumu açık ve net; Geçen yıl kararı siz aldınız, aldığınız kararın arkasında durun.

Peki alınan kararlarda uygulama nasıl; 2013-2014 Sezonunda 10 yabancı sözleşme imzalanacak. Yabancıların 6’sı sahada 4’ü ise tribünde oturacak.2014-2015 Sezonunda ise 5+0+3 kuralı geçerli olacak. Bunun anlamı ise 5 yabancı oyuncu sahada, 3 yabancı oyuncu ise tribünde sırasını bekleyecek. Türkiye Futbol Federasyonun bu uygulamasında gözüken o ki oyuncularımız arasındaki yabancı sayısı, futbol kalitemizi de düşürmekte. Bu tezin savunucuları olan Kulüpler, bu kararı geçen sezona almışlar; Uygulayıcısı ise şimdiki Futbol Federasyonun oldu.  

Ne gariptir ki Kulüplerin aldıkları kararlara, yine Kulüp temsilcileri itiraz ediyor. Bu konuda en sert açıklama Galatasaray Spor Kulübünden geldi. Gerekçesi ise alınan kararın kendi başarılarını olumsuz yönde etkileneceği şeklindeydi. Federasyonun bu kararına sarı-kırmızılı takım gibi sert bir şekilde itiraz eden bir başka Kulüp yok. Neden acaba hiç düşündük mü?

Galatasaray, geçen sezon katıldığı Şampiyonlar liginde çeyrek finale kalma başarısı gösterdi. Bu başarıyı elde etmesi aynı zamanda takımın mali yönden gelirlerinin artması manasına geliyordu. Sarı kırmızılı taraftar daha iyi bir takım seyretme, birazda takıma destek amaçlı olsun diye Kombine biletlerine yüklendi. Ekonomik durumu iyi olan seyirci ne yaptı Türk Telekom Arena’nın localarını kapattı. Galatasaray’ın forma satışları arttı, Reklam gelirleri rakamsal olarak artmaya başladı.

Tüm bunları sıralarken, sanırım Galatasaray’ın yabancı konusunda bu kadar ısrarcı olmasındaki nedenini anlatabilmişizdir. Sıcak para ‘kasaya’ girmişken, hazır oyuncu alınması, tercihin ‘yabancıdan’ yana kullanılması en kolay yoldu. Peki diğer takımların durumu nedir, neden onlar Aslan gibi bir ısrarcı olamıyorlar acaba?

Fenerbahçe ve Beşiktaş UEFA’lık. Bırakın gelecek sezon Avrupa’da nasıl bir performans sergileyeceklerini, takımların maçlara katılıp katılmayacağı dahi belirsizliği var. Aksi olsaydı bugün kadrosunda (Yobo, Cristian, Meireles, Stoch, Krasic, Kuyt, Sow, Webo, Kadlec, Holmen, Alves)  11 yabancısı bulunan Sarı-Lacivertli ekip bu kadar sessiz kalımıydı!

Onlar şimdilerde iki gün sonra UEFA Tahkim Kurulu kararı, olmadı ceza konusunda CAS’tan gelecek indirimi bekleyecekler. Anlayacağınız Kanarya’nın kafası oldukça karışık. Hal böyle olunca da Federasyonun dış transfer sürecine ‘yabancı’ kalmalarına neden oldu. O nedenle sesleri pek fazla çıkmaz oldu. Aksi olsa ne olurdu; Dört koldan Türkiye Futbol Federasyonuna ‘veryansın’ ederlerdi.

Galatasaray’ın ‘dünü’ unutulmamalı!

Sarı-kırmızılı ekip, yabancı sayısının sahada ki uygulama şeklinin 6+2+2’de  ısrarlı. Bu kadar ısrar tek taraflı Türk futbolun hiçbir kazanç sağlamaz. Bugün kaç takım var, Galatasaray takımı gibi ‘aşı pişmiş, ekmeği hazır’. Stat var, taraftar var, dolayısıyla da mali kaynaklara ulaşmak da o kadar zor gözükmemekte.

Süper Lig’de sadece Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş veya Trabzonspor yok. Diğer Anadolu takımlarında ise Kurumsal bir yapı oluşmadığından, değişen teknik adamla birlikte oyuncu kadrosu sil baştan oluyor. Gelir olarak en büyük kaynak Yayıncı Kuruluş ve Şans Oyunlarından. Eğer Süper Lig’den düşerseniz, o zaman futbol takımınızın hali oldukça vahim…

Yabancı oyuncu konusunda Galatasaraylı yöneticilere önerimiz,  Kulübün tarih sayfalarına biraz göz gezdirmeleri. Hatırlayınız, Sarı-kırmızılı ekip Takım halinde ki başarısını Milli Takıma kadar taşımıştı. EURO 2000’de çeyrek finalde kaybeden Milli Takımda dokuz, Şenol Güneşle Dünya Kupasında üçüncülük kürsüsüne çıkan Ay-yıldızlı ekibimizde oniki yerli oyuncu bulunuyordu.

Sonuç olarak; Türk Futbolu sadece futbolcu olarak değil, başarıya da ‘yabancılaştı’. İtiraf etmek gerekir ki Kulüplerimiz yabancı konusunu ‘yönetemediler’ ve sınıfta kaldılar. Tüm bu olumsuzluğa rağmen kalkıp Futbol Federasyona ‘isyan bayrağı’ açmak kadar gereksiz bir durum söz konusu olamaz.

Twitter:ahmetgulumseyen 

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.