REKLAM ALANI

(160x600px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
REKLAM ALANI

(160x600px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

BaŞakHaber

REKLAM ALANI

(980x100px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Fethi Beklenen Şehir

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
Fethi Beklenen Şehir
Ali AKTAŞ
Ali AKTAŞ( aktasali.58@gmail.com )
119 views
08 Aralık 2019 - 23:44
REKLAM ALANI

(300x250px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Bir devletin ordusu ne kadar güçlü olursa olsun, aydınları güçsüz ise devlette güçsüzdür. Aydın, yani aydınlatan; zihinleri ve geçmişi aydınlatan. Akıllarda berraklık oluşturan. Aydının bir vasfı da cahil zihinleri fethetmek. Ne biliyorsa katışıksız olarak aktarmak. Oluşturduğu zihin karışıklığında, ferdin yolu bulmasını beklemek. Fikirler el bombaları gibidir. Ortaya atıldıktan bir süre sonra, er ya da geç patlayacaktır. Ama bu patlama kimsenin öldürmemeli, bilakis yaşatmalı. Bazı aydınlar var ki insanları hantallığa teşvik ediyor. Kafa karışıklığı değil, tekdüzeliği savunuyor. Kafa karışıklığı şairin de dediği gibi iyidir, insan kafası olduğunu hatırlar. Ama cahilliğin hükümdar olduğu yerde aydınlar, zihinleri uyutuyor, uyuşturuyor.  Gerçek aydın fethedendir, gönülleri ve zihinleri. Bir tebessümü çok şey anlatır, gözleri keskindir. Bir orduyu da en iyi aydın yönetir. Aydının liderlik ettiği ordu ülkeler fetheder, silahı ise hedefi olan sözleridir. Attığı her adımın hedefi, her söylediği sözün manası vardır.

Aydın gözlerini bir ülkeye çevirir. O ülkeyi fethetmeden evvel, ülkenin problemlerini araştırır. Şunlara ulaşır:

Dünya üzerinde bir ülke var ki bu şehrin toprakları geniş olsa da insanlar belirli noktalarda yaşamaktadır. O ülkenin devasa şehirleri var ve şehirlerde insanlar istiflenerek üst üste yaşar. Apartmanlarda, plazalarda, gökdelenlerde insanlar istifler halinde yaşıyor. Her birinde farklı yaşam standartları olabilir ama istiflendiği gerçeği yadsınamaz. Kimsenin birbirinden haberi bile olmadığı modern bir yaşam standardı. Bu modern yaşamı o ülkenin vatandaşlarına kabul ettiren nedir? Toprakların yetersiz oluşu mu? İnsanların bu şekilde yaşamak istemeleri mi? Böyle bir hayat ömrü mü uzatır? Daha sağlıklı veya daha iyi bir yaşam biçimidir? Üretim bu istiflenme ile artmakta mıdır? Hiçbirinin cevabı evet olamaz. O ülkenin modern devasa kentleri bir tüketim yeridir.

İnsanlar üst üste yaşayarak, gündelik görevlerini yerine getirerek, her gün aynı işle çalışarak ve üst üste yaşayarak kapitalizme marketlerle boyun eğiyor. İnsanlar, ucuz diye ucuz mamul üreten marketlere gidiyor.  Bu marketlerdeki mamullerin içinde ne olduğuna bakılmıyor. Domuz jelatini, kimyevi maddeler, kısırlaştıran maddeler ve genetiği değiştirilmiş yiyecekler servis ediliyor. İçindeki helal mi haram mı bakılmıyor bile.

O şehirde modern insan, devasa kentlerde umumiyetle marketlerden alışveriş yapıyor. Ürünler Anadolu’da farklı tarım havzalarından geliyor. İşte tüm bu tarım havzalarında umumiyetle tohumlar yurt dışından geliyor; çünkü ucuzdur. Hatta toplumu doyurmak için dönem dönem yurtdışından tarım ürünleri ithal ediliyor. Hayvancılıkta yine kendi kendine yeten bir şehir yoktur. Hayvanlar yine dönem dönem yurtdışından ithal ediliyor. Toplum bunu sorgulamaz.

Devasa kentlerde yaşayan insanların devasa hastaneleri vardır. İnsanlar büyük hastanelerle iftihar eder, tıpta buluşlarıyla değil. Hastalandıklarında çokça bulunan eczanelerden ilaç almaları için doktor onları yönlendiriyor. Hasta olan insanlar acılarını, rahatsızlıklarını birden dindirmek için ilaçlara, antibiyotiklere yöneliyor. Yavaş yavaş hasta olanlar birden hastalıklarını kestirmek için paralarını düşünmeden harcıyorlar, çünkü her işin başı sağlıktır.

O ülkenin sınırları içerisinde büyük yollar, havaalanları var. Bu yolları, havaalanlarını yapan ustalar o ülkenin vatandaşları değildir. Ustalar yurt dışından parayla getiriliyor. Arabalar ise yine yurt dışından geliyor. Araçların yakıtları da yine yurt dışından ithal ediliyor. Değerli bir madeni olmadığı gibi eldeki madenler de hammadde olarak yurt dışına satılarak, işlenmiş olarak geri satın alınıyor. Çünkü eğitim sistemi de yurt dışından gelmiştir. Kanunlar çerçevesinde eğitim sistemi dünya ile entegre olunarak ilerler ve bu entegrasyonda toplumun mizacına, huyuna bakılmaz. Güçlü ülkelerin değerleri benimsenmiştir.

Ülkenin devasa kentlerinde belediyeler, kendilerine oy veren insanlara hizmeti önceler. Yolları, konutları, altyapı çalışmalarında öncelik kendilerine oy veren yerleredir. Bunu o şehrin belediye başkanı itiraf bile etmiştir. Suç oranları düşüktür. Çünkü kendilerine oy vermeyen yerde suça müdahale edilmiyordur.

Erdem, dürüstlük, ahlak, adalet birer slogandır. Yaşam biçimi değildir. Gerek belediye başkanı, milletvekili ve devlet başkanı gençlerin gerçek dertleriyle ilgilenmez, ilgilenemez. Kültür programları yapılır gençler için ama aynı zamanda popüler kültür adına konserlere izin veriliyor. Bu konserlerde ne dürüstlük ne erdem vardır aksine kız erkek eşitliği adı altında ahlaksızlık furyası yaygındır. Alkol, işsizlik, uyuşturucu, cinayet ve intiharlar vardır ama gazete köşelerinde bunlar yazmıyor. O Ülkenin ünlüsünün hayatı umumiyetle gazetelerin başköşelerindedir çünkü toplum sorunları öğrenerek çözmek yerine beynini hayal ettiği yaşamla uyuşturur. Dedikodu yapar. Bu hasedi doğurur, kıskançlık vardır o ülkede. En çok batılı ülkeler kıskanılıyor. Çünkü bilinir ki o ülkelerde işler en iyi şekilde liyakatle yapılıyor. Geçmişe özlem duyulur. Geçmişlerinde büyük başarılar vardır ve gerek siyasiler gerek toplum geçmişin üstün başarıları ile iftihar ederek zihinsel tatminkarlık yapar. Geçmişle övünür ama şimdiki zamanda sefildir.

O ülkede birileri ara sıra sisteme meydan okuyor. Ama sistem öyle bir öğütür ki ideallerden taviz veriliyor. Deniliyor ki “Böyle gelmiş böyle gider”. Sanatçılar bunun propagandasını bile yapıyor. Kütüphanelerde yazılı eserler birbirinin aynıdır. Farklılık azdır. Dünya tanınmıyor, geç takip ediliyor o ülkede. Çünkü toplumda yabancı dil bilen azdır. Bilenler hep aynı dili bilir ama çeviri yapılmaz. İyi dil bilenler ise o ülkede durmak, ülkeye hizmet etmek istemez. Sistemin onları öğütmesine gerek kalmaz. Gidenler tehdit değildir çünkü.

İşte bu ülkenin fethedilmesi gerekiyor.

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
REKLAM ALANI

(336x280px)

Anasayfa Sağ Bloka Esnek veya Sabit ölçülerde SINIRSIZ reklam alanını şablon olarak ekleyebilirsiniz. Şuan örnek olarak sadece 2 reklam kullanıldı.

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.