BaŞakHaber

Soykırımlara ‘dur’ diyecek Mesutlar lazım…

Soykırımlara ‘dur’ diyecek Mesutlar lazım…
Ahmet GÜLÜMSEYEN
Ahmet GÜLÜMSEYEN( gulumseyen@hotmail.com )
99 views
20 Aralık 2019 - 21:20

Göz açıp kapatıncaya kadar geçen zaman, hiç bitmeyecekmiş gibi ‘debelenip’ durduğumuz’ bir dünya. Peygamber Efendimiz (sav) buyuruyor, “Ölüyü (mezara kadar) üç şey takip eder; Ailesi, malı ve ameli. Bunlardan ikisi geri döner, biri bâki kalır. Ailesi ve malı geri döner, ameli kendisiyle bâki kalır.” Hangi mevki, makam ve mala sahip olursak olalım, ait olduklarımızdan mesul değil miyiz! Alman Mesut Özil’in, Çin’in Doğu Türkistan’daki zulmünü sosyal medya aracılığıyla ‘şiddetle’ kınaması, bir kez daha bu düşünce seline kapılmamıza neden oldu. Müslüman futbolcunun, inancının kendisine yüklediği/müjdelediği ve insanlık tarihine örnek olacak o duyarlılığı/tepkiyi yansıtan ‘paylaşımını’ bir kez daha hatırlamakla kalmayıp, aklımıza kazıyarak, kendimizle hesaplaşmamız gerekiyor; 

Ey Doğu Türkistan… Ümmetin kanayan yarası… Eziyetlere direnen Mücahid ve Mücahideler topluluğu… Zorla İslam’dan uzaklaştırmaya çalışanlara karşı tek başına mücadele veren şanlı mü’minler… Kur’an’lar yakılıyor… Camiler kapatılıyor… Medreseler yasaklanıyor… Din alimleri birer birer öldürülüyor… Erkek kardeşler zorla kamplara sokuluyor… Onların yerine Çinli erkekler ailelerine yerleştiriliyor… Tüm bunlara rağmen… Ümmeti Muhammed suskun… Sesi çıkmıyor… Müslümanlar sahiplenmiyor… Bilmezler mi ki, zulme rıza zulümdür… Hz. Ali ne güzel demiş: ‘Zulme engel olamıyorsanız, Onu herkese duyurun!’ Batı medyası ve devletlerinde dahi bu olaylar haftalardır, aylardır gündemde iken Müslüman ülkeler ve medyaları nerede? Bilmezler mi ki, zulmün olduğu yerde tarafsızlık, namussuzluktur… Bilmezler mi ki, yıllar sonra oradaki kardeşlerimizin bu acı günlere dair hatırlayacakları zalimlerin işkenceleri değil, biz Müslüman kardeşlerin sessizliği olacaktır. Ya Rabbi, Doğu Türkistan’daki kardeşlerimize yardım eyle… Şüphesiz ki, Allah; Tuzak kuranların en hayırlısıdır…

“Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır” buyuruyor, alemlere rahmet olarak gönderilen, kâinatın efendisi Hz. Muhammed Mustafa (sav). Sporun/futbolun uygulayıcı pozisyonunda olan Mesut Özil, Çin’in Doğu Türkistan’a insanlık dışı muameleye duyarsız kalmayarak, sesini gür bir şekilde çıkarırken, biz ne yapıyoruz? Mesut duygularımıza tercüman oldu deyip, Çin devletinin ‘faşist’ uygulamasına duyarsız/sessiz kalarak, hesap günümüzün çetin geçeceğini gözler önüne sermeye kararlı mıyız? Peygamber Efendimiz  (sav) bir başka hadis-i şerifte bakın ne diyor; ‘İnsan nasıl yaşarsa öyle ölür; nasıl ölürse öyle dirilir; nasıl dirilirse öyle haşrolur’. Dünyanın en iyi futbolcuları arasında yer alan ve halen İngiltere Premier League takımlarından Arsenal’de forma giyen Mesut Özil, Çin’in Doğu Türkistan’a uyguladığı insanlık dışı muameleyi, Müslümanlığının kendisine yüklediği sorumluluk bilinciyle, korkusuz ve cesur yüreklilik, gür bir sesle Dünya’ya duyurmayı başardı. Mesut ‘omurgalı’ bir duruş sergileyerek, insanlık dersi verdi. Mesut Özil’in bu ve buna benzer hareketi ilk değil. Müslüman Türk asıllı yıldız futbolcu, Cumhurbaşkanımızın İngiltere’ye ziyareti sırasında Sayın Erdoğan ile çekilen fotoğraf sonrasında, Almanya’da ‘ırkçı’ bir saldırı ve suçlamalara maruz kalmış, aldığı kararla Almanya Milli Takımını bırakmak kararı almıştı. Mesut Özil’in, Çin hükümetinin Doğu Türkistan’da 40 milyona yakın Müslümana yaptığı soykırıma sessiz kalmaması ne denli takdire şayan ise, bizlerin bu tür hassasiyet gerektiren durumlara sessiz kalması, o denli hesabı verilmesi güç bir hal aldığının farkında mıyız? 

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.