BaŞakHaber

Spor için her yol mübah mı? (2)

Spor için her yol mübah mı? (2)
Ahmet GÜLÜMSEYEN
Ahmet GÜLÜMSEYEN( gulumseyen@hotmail.com )
86 views
10 Ocak 2020 - 23:06

İnsanlığın varoluşundan bugüne kadar insanın ömrü hareket ve mücadeleyle geçmiştir. Bu çaba zamanla eğlenceye dönüşmüş, takip eden süreçte, spor başlığı altında kurallı yarışmalara dönüşmüş. Her bir uğraşı ve çaba zamanla, kişisel ve ülkeler arasında toplumsal güç, bir nevi içine girildiğinde geri dönüşü olamayan gösteriye dönüşmüştür. İşte o vakit, İslam esaslarından uzaklaşıp, dünyevi değerlerle yoğrulmaya başlanmış. Bu durumda ebedi olan ahiret hayatından ödün vermek, uzaklaşmak manasına gelmektedir. Fıkıh alanındaki çalışmalarıyla doktor unvanını elde eden İhsan Şenocak hocanın spor (hareket ve egzersiz) konusundaki düşünceleri/sohbetleri, manevi değerler açısından yol almak için önem taşımaktadır…

SPOR İSLÂM’IN RENGİNİ TAŞIMALI

“Kur’an ışığında Efendimiz (s.a.v.) ‘Güçlü Müslüman zayıf Müslümandan Allah’a daha sevimlidir, daha hayırlıdır’ buyuruyor. Müslüman güçlü olabilmek, bedenindeki o gücü kuvveti koruyabilmek için, o tür şeyler yapmalıdır. Eğer yaparlarsa, tekvando gibi sporlarla uğraşırlar, ona İslam’ın rengini, şeklini, suretini verirlerse ‘Güçlü olayım da İslam’ı daha iyi yaşayım’ buna niyet ederlerse, o zaman ibadet sevabı da alırlar. Bunlarla uğraşırlarsa, bedenlerine daha hâkim olmuş olurlar. Allah’ın izniyle uyku problemlerini çözmede, onlara muvakkat getirir. Fakat düzenli yapmalı. Haftada üç gün yapmalı birer saat. Haftada bir gün yaparsa, onu yatırır, sabah kalkamaz. Beden alışmalı, alışırsa, bunda zorlanmayacaktır. Peygamberimiz (s.a.v.) ümmetini buna teşvik etmiştir. Belki Müslüman gençlere İslam’ı anlatmanın yollarından, vasıtalarından biri de budur. Eğer Müslüman gençler bunu yaparlarsa, öz güven sahibi olacaklardır. Kendilerine de güvenecekler. Sözlerine de fikirlerine de nelere sahipseler, onlara güvenecekler. Esas Müslüman kafa ve kas gücünü birbirine kıyas etmeyecek. Asıl olan kafa gücü. Yani akıl, idrak, şuur, izan daha önce olacak. Onu harekete geçiren unsurlardan bir tanesi, bedeninin güçlü olması.  Efendimiz (a.s.) bunu teşvik ettiğine göre, bununla da meşru dairede alakadar olacak…”

MÜSLÜMANIN SPOR ORTAMI

“Spor yaptığı yerde sadece kadınlar varsa, kadınlarla birlikte spor yapabilirler. Zayıflamak için oraya gidiyorlar ise bunu yapabilirler. Kadınlar içerisinde tesettür nasıl olacak. Yani erkelerle birlikte tesettür ne kadar olacaksa, onların da o kadar olacaklar. Yani bunun en alt sınırı ne kadar, işte göbekten diz kapağına kadar, göğüsleri ve sırtları kapalı olacak. Bu şekilde Müslüman kadın, Müslüman kadının yanında durabilir. Fakat edebinden hayasından, elbiselerinin tamamı, vücudunu örtecek kadar, elbiselerini giyip de durmaları. Doğru olanı budur, böyle yapabilirler. Müslüman kadınların gittiği bu zayıflama merkezlerinde müşrik kadınlar varsa, onların yanında, Müslüman kadınların yanında durdukları gibi duramazlar. Çünkü Ayeti Kerimede, kimlerin yanında bu şekilde, anlattığım şekilde durabilirler, onları sayıyor. Müşrik kadınlar, kâfir kadınlar varsa, o zayıflama merkezinde, onların içerisinde, vücutlarının ziynet olan yerlerini göstermeleri, ki kadının her yeri ziynettir de, o bahsettiğim yerin dışındaki bölgelerini açmaları, kesinlikle caiz olmaz. Müslüman kadınların gittiği zayıflama merkezlerinde, erkekler varsa, erkeklerle o salonda bulunmaları haramdır. Değil orada bu elbiseleri giymeleri, onlarla, Müslüman kadın ile Müslüman erkeğin aynı sınıfta bulunması, aynı sınıfta ders görmesi nasıl caiz değilse, bir zayıflama merkezinde kadınlarla erkeğin aynı salonda bulunmaları, kesinlikle caiz değildir…”

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.