BaŞakHaber

Spor camiası, minarelerden dua ve virüs taşıyıcılar!..

Spor camiası, minarelerden dua ve virüs taşıyıcılar!..
Ahmet GÜLÜMSEYEN
Ahmet GÜLÜMSEYEN( gulumseyen@hotmail.com )
381 views
27 Mart 2020 - 3:02

Ülke olarak koronavirüs imtihanını atlatma mücadelesindeyiz. Spor camiası da bu duyarlılığın içerisinde. Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) testi pozitif çıkan ve hastanede tedavi gören Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim ve diğer hastalarımız için Fenerbahçe, Beşiktaş, Trabzonspor, tüm spor camiası kenetlenmiş durumda. Kendisine yapılan destek dualarının ne manaya geldiğini Terim’in ‘O kadar güzel ve özel duygular içerisindeyim ki her duayı yüreğimde hissediyorum. Bu, hepimiz için bir sınav ve dualarınızla, güzel dileklerinizle aşacağız bu sınavı. İyiyim ve inşallah daha iyi olacağım. Elim kalbimde her birinize teşekkür ediyorum’  açıklamalarından daha iyi anlamaktayız. Beşiktaş’ın tecrübeli oyuncusu Burak Yılmaz’ın ‘Hepimiz aynı takımdayız ve en zayıf halkamız kadar güçlü bir zincir olduğumuzu unutmadan, yetkililerin tüm tavsiyelerini uygulamaya devam etmekteyiz…’ ifadeleri, bizlere sahip olacağımız dayanışma ruhunun önemini ortaya koymaktadır. Bu açıklamalar bize, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın birlikteliğe vurgu yaptığı ‘Bir olalım, iri olalım, diri olalım, kardeş olalım, hep birlikte Türkiye olalım…’ ortak mesajını hatırlattı…

Hiç kimse rahatının bozulmasını istemez ama, İslam Coğrafyası başta olmak üzere varlık, yokluk, felaket ile insanlığın fani dünyada nasıl bir sınavdan geçtiğine şahit olmaktayız. ‘Bin nasihatten ise, bir musibet yeğdir (evladır) ’ sözünün önemini bugün daha iyi anlamak mümkün. Virüs hastalığının bize hatırlattığı ölümü, sadece içinde yer aldığımız süreçlerde değil, nefes alışımızda hatırlama erdemliğine erişebilecek miyiz! Böyle bir durumda kin, nefret, öfke gibi insan yaşamında ayrımcılığa dönüşme durumunun söz konusu olabilir mi! ‘Hiç ölmeyecekmiş kadar dünya, yarın ölecekmiş gibi ahiret’ sözüne sadakat göstererek, yaşama mana katmaktan geri kalmamız gerektiğine katkı sağlamak gerekiyor. “Bazen hoşunuza gitmeyen bir şey sizin için hayırlı olur. Kimi zaman da sevip arzu ettiğiniz bir şey sizin için şerli olabilir. Sonuç itibarıyla neyin hayır ve neyin şer getireceğini sadece Allah bilir, siz bilmezsiniz.» (Bakara, 2/216). Diyanet İşleri Başkanlığı’nın karar gereği, yatsı ezanı okunmasının ardından tüm camilerimizde dualar ediliyor. 90 bin cami minaresinden  yapılan çağrı ortak; “Kıymetli Müslümanlar, tedbirlere uyalım, evimizde kalalım ve dua edelim. Yüce Allah devletimizi ve milletimizi her türlü felaketten korusun. Ülkemizi ve dünyamızı bu salgından en kısa zamanda kurtarsın. Sağlık çalışanlarımızın ve hastalarımızın yardımcısı olsun. Amin.

Milli ve manevi birlikteliğin yansıması olan davet, çağrı ve duayı hazımsızlıkları yaşayanları görmekteyiz. Yağın suyla bir araya geldiğinde, yağın su üzerinde ayrı bir tabaka oluşturduğu hepimizin malumu. Bugün içinde yaşadığımız süreçte, toplumun değerleriyle uyuşmayan isimlerde sırıtmaya, yağ misali ‘su’ üzerine çıkmaya devam ediyor. Can Ataklı denen başörtüsü düşmanı, toplumu kin ve düşmanlığa tahrik etme adına ne diyor ‘Milyonlarca öğrenciye türbanlı öğretmeni rol model olamaz’… Sağlık sektörü içindeki hainleri ise, Ali Karahasanoğlu Ağabeğimiz ‘Maskeyi yıkayıp takan doktor yalanı’ başlıklı yazısıyla deşifre etti. Allah’ın (cc) nelere kadir olduğuna şahit olmaktayız. Evet bugünleri geride bırakırız. Ama unutmamamız gereken, her fırsatta toplumun milli ve manevi değerlerine saldırmak gibi, literature de girmiş ‘ayrıştırma’ virüsü taşıyan, iki ayaklılara dikkat etmek gerekiyor…

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.