BaŞakHaber

Gençlerimize sahip çıkalım

Gençlerimize sahip çıkalım
Fatih KILIÇARSLAN
Fatih KILIÇARSLAN( fkilicarslan34@gmail.com )
140 views
07 Haziran 2020 - 21:10

Avrupalı Türkiyelilerin hikâyesi oldukça dikkat çekicidir. Türkiye’deki işsizlik sonucu yıllar önce Anadolu’nun kırsal kesimlerden yola çıkan vatandaşlarımız dilini, kültürünü ve yaşam tarzını bilmedikleri başta Almanya olmak üzere Avrupa’ya göç ederek yerleşmişler.

İlk kuşaktan itibaren, ikinci ve üçüncü kuşak derken Almanya, Belçika, Fransa, Hollanda binlerce insanımız yaşamaya devam ediyorlar. Avrupa’da yabancı, Türkiye’de gurbetçi olmak karmaşık duyguları beraberinde getiriyor. Bir yanıyla yalnızlık diğer yanıyla vatanına özlemi çağrıştırıyor. Son yıllarda Avrupa’da genel bir yabancı politikası aşırı bir ırkçılık yönünde gelişiyor.

Aile eğitiminin önemi

Müslüman Aile Eğitim Merkezi Derneği’nin konuğu olarak geçen hafta, Ditib Oberhausen camii konferans salonunda “bağımlılık esarettir” başlıklı konferans verdim.

Dernek Almanya’da, “Aile de eğitim, toplumda huzur” sloganı ile Asiye Türkan Hanımın öncülüğünde Essen şehrinde kurulmuş bir dernektir. Dernek 2007 yılından itibaren Müslüman Türkiyeli ailelere eğitim ve danışmanlık hizmetleri veriyor.

Asiye Türkan Hanım 1990 yılında evlilik yolu ile Almanya ya gelmiş, 2007 yılında kurduğu Muslimische Familenbildungsstätte e.V  kısa adı ile mfb e.V derneğinin halen başkanlığını yürütüyor. Derneğin amacını “aile bireylerini yaşadığımız topluma uygun, öz değerlerinden taviz vermeden, kişisel ve duygusal etkileşimlerine pozitif yönde bakış açısı getiren; bilgi, beceri ve davranışlar kazandırmaktır” şeklinde açıklıyor.

Göç aile kurumunu etkiliyor.

Avrupa’ya göçün en fazla etkilediği sosyal kurum ailedir. Aile içi uyumlu iletişim ve etkileşim problem çözme becerisini geliştirdiği gibi beraberinde göçle karşılan birçok sorunun çözüm kaynağını’da oluşturur. Bu özelliklerden yoksun aileler ve çocukları göçün getirdiği sorunlarla baş etmede zorlanırlar. Maalesef uyuşturucu maddeler Avrupa’da yaşayan gençlerimiz arasında’da hızlı yayılıyor.

Bağımlılık esarettir.

Madde bağımlılığına başlamanın merak, arkadaş grubunun yönlendirmesi, çocukların arkadaşlarını durduramaması gibi birçok nedeni var.

Çocuğun arkadaşları tarafından sürekli kullanılması ya da çocuğun örtülü bir depresyon geçirmesi, aile içi sorunlar, aile içerisinde anne ya da babadan birinin madde bağımlısı olması, alkol bağımlısı olması çocuğun madde bağımlılığında bir etkendir. Bu nedenlerin hepsi ya da sadece biri bile çocuğun yönlenmesinde etkilidir. Madde kullanmayı özellikle çocuğun modelleme ile ilişkisine bağlayabiliriz. Çocuk ya arkadaşından birini ya da anne babasından birisini model alır. Çocuğun çevresinde ve ailesinde böyle modeller varsa, maddeye yönelme riski çok daha yüksektir. Ailede sigara içen ebeveynin olması, çocuğu sigara bağımlılığına yatkın hale getiren en etkin sebeplerden birisidir.

Madde kulanım belirtileri

Madde ve uyuşturucu kullanan bir çocuğun her şeyden önce tutum, davranış ve psikolojisinde belirgin değişikler yaşanır. İçine kapanabileceği gibi aşırı hareketlilik gözlenebilir. Öfke, kızgınlık patlamalarının yanı sıra yalan söyleme gibi uyum ve davranış sorunları baş gösterebilir. Çocuğun ders kalitesinde düşme, sınıfta kalma ya da okulda öğretmenleri tarafından sürekli uyarı cezaları aldığı gözlenir. Bedeninde belirgin değişiklikler ortaya çıkar. Aşırı kilo kaybı, kollarında iğne izleri, sürekli öksürmesi, gözlerinde kızarıklık, uyku düzeninde bozukluk oluşur. Arkadaş grubu değişir, giyim tarzı değişir, kollarında dövme ya da kesikler görülür.

Avrupa’da gözlemlerime göre gençlerimiz arasında madde bağımlılığı sürekli artan bir eğilim içinde. Zararlı alışkanlıkların gençlerimizi zehirlemesini önlemek için ciddi anlamda çalışmamız gerekiyor. Anne ve babalar ile sivil toplum örgütlerine de büyük görevler düşüyor.

 

 

 

 

 

 

 

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.