BaŞakHaber

Geleneksel sporla haçlı ve Siyonist anlayışı yenmek! (1)

Geleneksel sporla haçlı ve Siyonist anlayışı yenmek! (1)
Ahmet GÜLÜMSEYEN
Ahmet GÜLÜMSEYEN( gulumseyen@hotmail.com )
17 views
08 Ocak 2021 - 23:45

“Bir âlem özlüyorum; Asr-ı Saadet gibi ebedi faziletlerin, kavi imanların, temiz vicdanların hüküm sürdüğü bir âlem! Bu âlemin sakinleri, kelimenin tam ve hakikî manasıyla insan olsun. İçleri huzur, dışları  nur ile dolsun!.. Geceden başka karanlık, gök gürlemesinden başka gürültü görmesinler, duymasından…”

“Bir âlem özlüyorum ki orada kadınlar, dıştan kızarsın, boyanmasınlar. Yüzlerine bakınca kızlık ve gerçek kadınlığın kendisine has, o güzel edepli utancıyla içten kızarsınlar. Özlediğim âlemde kadın, sözde inkılâpçıların, sokakta kafeslemek için kafes arkasından kurtardıkları kadın, hayvanî ihtirasların dindirdiği bir zevk âleti hâline, piyasanın en bol, en ucuz metaı haline getirilmesin. Dairelerde kadın, zânî bakışların, şehevî alkışların istilâsına uğramasın. Kadın, evinin dairesinden çıkmasın. Yuvasının âşığı, evinin âşığı olsun. “Cennet anaların ayakları altındadır.” Sözüne erişsin; ana olsun…” 

“Bir âlem özlüyorum ki orada erkekler, evinden başka hâne bilmesin. Aileyi bir gaile, çocuklarını çekilmez bir dert gibi görmesin, bu hale getirmesin. “Evlât kokusu cennet kokusudur” hadisi ile duygulansın. İçi cennet, dışı cennet olsun; cinnet olmasın. Erkek kendi karısından başka kadın, kadın kendi kocasından başka erkek tanımasın, sevmesin. Ailenin reisi olan erkek, ayarlı, kararlı, kavi, metin, vakarlı, çalışkan olsun. Yuvanın kurucusu kadın temiz, cefakâr, sabırlı, saygılı, sevgili olsun.” 

“Öyle bir âlem özlüyorum ki orada neşriyat, matbuat, orada kitap, orada hitap, Hakk’a, hakikate uysun. Fertler değil, dertler konuşsun; korkak, alçak politikalar değil, mertler konuşsun. Yazılanlar, neşredilenler milletin alın yazısı yürek sızısı olsun!.. Ağızlar ceplere bağlı olmasın! Cepler açılınca açılmasın. ‘Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır’ hadisinin yükü altında kimse kalmasın. Yazanlar, basanlar, yayanlar, şeytan değil, insan olsunlar. Kâr hırsı, şöhret hırsı, politika hırsıyla hareket etmesinler. Aşağılık duyguları gıcıklayıp, mideleri karıştırmasınlar. Hakk’a, halka dayansınlar. Baldır-bacak ticareti yapmasın, ikiyüzlü paraya tapmasınlar. Ruha, kalbe, akla hitap etsinler…“

Toplumun geleceği olan gençlik düşüncesine kapıldığımızda, Üstad Osman Yüksel Serdengeçti’nin ‘Özlediğim Alem’ başlığıyla kaleme aldığı yukarıdaki satıları hatırlıyoruz. Kur’an ve sünnetten uzaklaşıp, Hakk ve hakikat istikametinden sapan o gençliğin şimdilerdeki adı modernlik oluyor. Batı anlayışın ürünü olan her türlü eylem ve uygulama, milli ve manevi değerler yansıması olan kültürel değerleri etkisi altına almaya çalışıyor. Bu uzaklaşmanın sosyo-ekonomik yıkımların bir kolu da, spor üzerinden gerçekleştiriliyor. Spor aracılığıyla, gelenek ve görenek bütünü olan kültürel değerler haçlı ve Siyonist anlayışa kurban ediliyor…

Spor içerik ve işleyiş şekliyle, geleneksel ve modern başlıkları altında karşımıza çıkıyor. Bu başlıklar altında yer alan sporun branşlarının içerik ve uygulanma alanı olarak toplumun sahip olduğu öz değerlerimiz, batı özentisiyle birlikte kaybolup gitmektedir. Batı egemenliğinin yansıması olan 1896 Atina Olimpiyatlarıyla başlayan sürecin, Cumhuriyet dönemiyle ülkemize giriş yaptığı ve yaygınlaştığını görmekteyiz. İşte o gençlik başta olmak üzere, bugün spor adı altında her yaş grubunu etkisi altına alan Batı medeniyetinin ürünü olan spor branşlarıyla, kültürümüzün daha büyük zarar görüp  toplumsal felakete sebebiyet verilmemesi için, Türk spor tarihimizde yer alan Geleneksel Sporlar büyük önem taşımaktadır…

(Devam Edecek)

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.