BaŞakHaber

BİR NARSİSTE MARUZ KALMAK – 3

BİR NARSİSTE MARUZ KALMAK – 3
Canan İSSİYIL( canan0871@gmail.com )
Canan İssiyil Kimdir? Sosyolog /Aile Danışmanı/Çocuk Gelişimi Ve Eğitimi/Eğitim Öğrenci Koçu Arel Üniversitesi Çocuk Gelişimi Programından sonra İstanbul Üniversitesi Sosyoloji Bölümünü bitirmiştir. Biruni Üniversitesi Aile Danışmanlığı Sertifika Programını tamamlayan İssiyil Psikoterapi eğitimlerini sürdürmektedir. Umut ve Temas Odaklı Evlilik Terapisi Kısa Süreli Çözüm Odaklı Psikoterapi Kişilik Bozuklukları Psikoterapisi Masal Terapisi Uygulayıcısıdır. SERTİFİKASYON: Enneagram (Mizaca Göre Kişilik Tipleri) Uzmanlığı Bilgi Üniversitesi Icf Onaylı Eğitim Ve Öğrenci Koçluğu MMPI Kişilik Testi Uygulayıcısı Objektif Çocuk Zekâ Değerlendirme Testleri Uygulayıcılığı Yönetim ve Organizasyon Etkili İletişim ve Beden Dili 360 Derece Performans Değerlendirme Eğitimi gibi pek çok sertifikaya sahiptir Canan İssiyil çeşitli kurumlarda seminerler vermiş ve vermeye devam etmektedir. Aile içi çatışmalar ve çözüm yolları, ergen - ebeveyn problemleri, öfke problemleri, zaman yönetimi, iletişim ve motivasyon, öğrenci odaklı ders çalışma yöntemleri, Ennagram (mizaca göre kişilik tipleri) uygulamalarına yönelik iş kariyer eğitim program ve seminerleri gibi pek çok alanda danışmanlık ve eğitim hizmeti vermektedir.
271 views
20 Haziran 2021 - 20:23

İki haftadır Narsistlik Kişilik Bozukluğunu dar bir çerçeveden yakın ilişkiler üzerinden değerlendirmeye çalıştık. Neden narsistliği  sadece erkek üzerinden anlattığımla ilgili haklı yorumlar aldım. İstatistikler noktasında durum erkeklerin çoğunlukta olduğunu gösteriyor. Elbette ki tam tersi de mümkün. Burada esas olan birey üzerinden genele farkındalık kazandırmak. Narsist ister erkek ister kadın olsun bir ötekine davranışı hep aynıdır değişmez Çünkü narsist kişiliğin temelinde yükselme arzusuna bir kurban seçip onu devalüe etmek var. Ana fikir kendini yücelterek ötekini küçültmek. Sonuç olarak yaptığı etki değişmediğinden cinsiyeti elbette ki olmaz. Muhtemelen bu yazıyı okuyanların çoğunluğu hanımlardan oluşuyor. Bu yazı erkek okuyucular içinse özellikle iş yaşamında narsist kişileri görüp tanımaları adına küçükte olsa tüyolar içermektedir. Ne yazık ki narsistlerin günlük yaşantımızda karşımıza çıkma oranı oldukça fazla. Onları doğru tanımak iş yaşamında oldukça yol gösterici olacaktır. Günümüzde  pek çok büyük şirket işe alımlarında mizaç ve kişilik üzerine testler uygulamakta ve artık gelişen ve değişen sistem içerisinde çalışma arkadaşlarını bu yolla belirleyebilmektedir.  O zaman son bölüme başlayalım…

Efsaneye göre güzelliği ile bilinen, herkesin aşık olduğu ama kendisine aşık olanlara yüz vermeyen Narsius bir Yunan tanrısıdır. Bir gün ormanda avlanırken gölden su içmek ister ve suya yansıyan görüntü karşısında büyülenir, kendi yansımasına aşık olur. Gölün kenarından bir türlü ayrılamaz ve orada ölür. Bugün nergis olarak bildiğimiz çiçeğe dönüşür. Narsistik kişilik bozukluğu da ismini bu efsaneden alır.

Narsistliğin çocukluk yıllarındaki dönemsel geçişlerin sonuçlarına ve ebeveyn yaklaşımlarına dayandığını söyleyerek bu alana girmeden genel bir değerlendirme yapalım. (Çocukluk yılları ayrıca ele alınması gereken başlı başına bir konu)

Narsisti hatırlayalım mı?

Abartılı olarak kendine duyduğu hayranlık tüm güçlülük ve kendini yücelterek ötekini küçümseme doymayan takdir hisleri beğenilme ve onaylanma arzusu narsisti çok abartılı beklentiler içine sokar dolayısıyla bu arzuları desteklenmeyen yerde durmayı tercih etmez.

*Kendilerine duydukları hayranlık o kadar yücedir ki bir başkasını kolay kolay sevemez ancak gayet güzel aşık rolü oynarlar. Kadrajına aldığı kişiyi şayet elde edemezse saplantılı ve kronik bir aşk duygusu içine girebilir. Üçüncü sayfa haberlerinde gördüğümüz tehlikeli hal almış durumlara  patolojik başka bozukluklar ve hastalıklarda da eşlik edebilir. Materyalist bakış açısındaki birey partnerini madde olarak görerek ne yazık ki ona herhangi bir eşya muamelesi yapabilir. Bazen iş ilişkisindeki çıkarları için sevdiğini söyleyip oradaki beslenmeyi kaybetmemek için evlenir. Genellikle mantık yada ticari çıkar evlilikleri de böyledir.

Bir yandan işteki yücelmesini destekleyen partneri öte yandan gururla yanında gezdireceği kendine yakışan eş olarak yine bu gösterişten beslenmek için çevresine muhteşem eş izlenimi  verir.

*Peki ya çocuklarıyla ilişkisinde durum nasıl? Onlara da mı sevgisizdir diye düşünebilirsiniz. Çocuklarını kendi uzantıları ve bir parçaları olarak gördüklerinden onlara olan sevgisinde problem yaşamaz. Mükemmel kendi ve mükemmel çocukları vardır ancak eşleri beceriksizdir. Eşini her fırsatta aşağılar anneliğini sorgular.

*Cinsel yaşamında skor odaklıdır, fiziksel haz vardır duygusal doyum pek yaşayamazlar. Çoğunlukla cinsel yaşantılarında sertleşme ve erken boşalma sorunu yaşarlar. (Başka patolojiler de olabilir. Cinsel yaşam bütün olarak ele alınmalıdır.)

*Bir türlü doyuramadığı haz duygusunu kimi zaman alkol gibi bağımlılıklarda eyleme vurarak arayabilir.

*Özellikle başarıyı her hangi bir alanda yakalayamadığında kendini çeşitli kaçış alışkanlıklarıyla mutlu edip haz duygusunu beslemeye çalışabilir.

*Özür dilemeyi bilmeyen narsistler hatalarını görmez hep başkalarını suçlar; başarısız oldukları durumlar için kendinden başka hep bir suçlu arayışındadır ve  daima haklı sebepleri vardır. Çünkü o hep haklıdır mağdurdur.

  • İş hayatında hedef odaklıdır. Başarısızlık lügatlerinde yoktur. O yüzden nefes almadan çalışırlar.

Başarılı olmak takdir görmek beğenilmek onaylamak için çok çalışır ve üstün başarılar gösterebilir. Süreçten keyif almaz çünkü tek derdi başarılı olup tüm takdirleri toplamaktır. Herkes tarafından beğenilmek odağı onu iş yaşamında da karşısına çıkan herkesin üstüne basarak yükseltme arzusuna getirir. İş arkadaşlarının iyi niyetinden beslenir  sonra işi bitince genellikle sorun çıkararak uzaklaşır. Kendine onu yukarıya taşıyacak yeni arkadaş, partner (kurbanlar) arayışına girer. Hedefine ulaştığında ise mutlu olmaz ve kendine yeni amaçlar belirler. Çevremizde rastladığımız çok çalışkan işkolik dediğimiz doyumsuz  kişilerde bu durumu doğru değerlendirmek önemlidir.

  • Her alanda bilgi sahibiymiş gibi sürekli  fikir beyan eder ancak altı boştur.

Sosyal ilişkilerinde ise bukalemun gibi fikirleri yaptıkları nerde takdir görüyorsa oraya evrilirler. Sığ bilgilerine karşın o konuya hakim biriyle karşılaştıklarında altta kalmamak için sadece başlık olan bilgilerini ortaya döker, ilgi görmezlerse o ortama bir daha dahil olmak istemezler.

Hani bazen rastlarız çok iyi mevkilerde çok iyi kazançları vardır ancak sohbet etmeye kalktığınızda içi boş bir davul gibi sadece kuru gürültüdür.

  • Peki bir narsist terapiye gelir mi?

İlişkisini hangi çıkarlar üzerine kurmuş olursa olsun narsistik kişilik bozukluğu olan birey ilişkiyi kaybetme noktasına gelene kadar kendinde bir anormallik olduğunu kabul etmez bu yüzden onu terapiye ikna etmek ve sürdürmesini sağlamak gerçekten zordur. Ayrıca kişilik bozukluklarıyla ilgili uzmanın bu alandaki yeterliliği sürecin devamı için çok önemlidir.

Bu arada belirtmek isterim ki bu üç makaleden eyvah bende yada eşimde şu var bu da var diyerek paniğe kapılmayın. Her ilişki kendi dinamiğini taşır dolayısıyla bir kaç özelliğin uyuyor olması sizi yanıltmasın bu sizin değil terapistlerin tespit etmesi gereken bir bozukluktur. Burada amaç eğer narsist ile bir ilişki içerisinde üstelik evlilik yolundaysanız bazı kriterlerin önemini görmeyi sağlamaktır.

  • Peki narsistlik bozukluğu olan bir eşiniz varsa ne yapmalısınız ?

Onu sürekli yüceltmek narsistin eşten beklentisi olsa da sizin de ihtiyaçlarınız olduğu ve bir ilişkide kimsenin vazgeçilmez olmadığını makul yaklaşımlarla hissettirmelisiniz.

  • Öncelikle durumu kabul etmeniz çok önemli; bu ona nasıl davranmanız gerektiğiyle ilgili size sakinlik ve düşünerek hareket etme alanı sağlayacaktır.
  • Bir narsist için kabul ve onay görmek özellikle dışarıya karşı oldukça önemlidir onu topluluk içinde küçük düşürücü söylem ve eylemlerde bulunmamak gerçekten gerekliyse övmek önemli bir ayrıntıdır. Toplum  itibarı çok önemli olduğundan topluluk içinde küçük düşebileceği davranışlarını uygun bir dille aktarmanız onu kendiyle ilgili düşünmeye sevk edecektir.
  • Narsistin manipülasyonlarına karşı kendinizi korumayı öğrenerek onun çok iyi niyetli görünen manipülatif  davranışlarına sakince cevaplar vermelisiniz.
  • Aslında  narsistle baş etmeye çalışmak satranç oynamak gibidir, taşı görüp doğru hamle yapmak önemlidir.
  • Onu suçlayıcı dilde konuşmak eksiklerini yüzüne vurmak öfkesini tetikleyip size kin beslemesine sebep olabilir. Bunun için iletişimde sandviç yöntemini kullanmanızı öneririm. Sandviç ekmeği düşünün; önce yücelt +duygularını ifade et + yeniden yücelt ve sandviç hazır.
  • Ortak alanlarda eş değer paylaşımlar yapmak önemlidir. Bazen iş yaşamında aynı hedefe odaklandığı kişiler ona destek olacağı için uyumlu bir süreç yaşayabilirler. Taa ki çıkarları çatışana kadar
  • Onunla asla yarışa girmeyin yarışa girmek onun benliğine  saldırmaktan farksızdır.
  • Özellikle ilişkiyi sürdürme taraftarıysanız onun değişeceğini düşünerek yola çıkmayın baş edemezsiniz kendinize olan saygınızı yitirmeden bu ilişkide kalmak oldukça zorlayıcı ve yıpratıcıdır.

Ve en önemlisi; şayet bu yazıyı okuyarak erken fark ederseniz ve her şeye rağmen devam etmek niyetindeyseniz mutlaka kendiniz için destek alın. Partnerinizi zorlayarak sorun onda diye zaman kaybetmeyin. Çünkü bir narsiste  göre sorun asla kendisinde değil sizdedir. Onu değiştirmeye harcayacağınız enerjiyi kendinizdeki varsa bağımlılık alanlarını çözmekte kullanın. Ben onu değiştirir adam ederim düşüncesiyle hiçbir ilişkiye girmeyin. Kendinize neden bu ilişkiyi sürdürdüğünüzü aslında neyi aradığınızı sorun. Yaşadıklarınızı karanlıkta baskılanan muhteşem bir elmas gibi ışıldayarak  çıktığınız bir deneyim haline dönüştürdüğünüzde sağlıklı ilişkilere doğru yönelebilirsiniz.

  • Ve narsist kişiliklere bir not; bir başkasının çocukluk yaralarından vurmak bunu fırsata çevirmek büyük vebal kul hakkıdır. Vicdanını devreye sokmak bir narsist için zor olsa da terapi desteğiyle farklı açılardan bakmayı öğrenebilir. Vicdanını ve değerlerini fark edip bilince çıkarmayı başardığında bu oyunun hem kendi hem çevresindeki herkes için ne kadar yorucu olduğunu görebilir ve çaba gösterebilir. İlk bölümde tedavisi yok demiştim evet istemeyen kabul etmeyen kişi  için tedavi ne yazık ki mümkün değil.

Kendinizi sevin değer verin, sizin kendinize layık görmediğiniz kıymeti sevgiyi bir başkası neden versin ki?

Unutmayın merkezinden uzaklaşan her şey savrulur. Yaşamda savrulduğumuz zamanlar olmak zorunda kural bu. Önemli olan kendi merkezinizi tanıyıp savrulsanız dahi nasıl tekrar merkeze dönebileceğinizi öğrenmiş olmak.

Başlangıçta kurmam gereken cümleyi yazının sonuna bıraktım. Hepimiz biraz narsist olmak zorundayız. Bilinçdışımız gerektiğinde bizi korumak adına narsistlik davranışlar göstermemizi destekler. Önemli olan düzlemi doğru belirlemek kişilik bozukluğu kişinin çocukluk yaşantısıyla ilgili olduğu için farklı değerlendirilmelidir.

Yazılacak çok şey var. Sanırım bu kadarı faydalı ve yeterli olmuştur. Soru ve yorumlarınız için mail ve instagram adreslerimden bana ulaşabilirsiniz.

Sevgiyle sağlıcakla kalın…

Aile Danışmanı/Sosyolog

Canan İssiyil

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.