Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı

Doğru ve Etkili Reklamın Adresi

“Korona Pandemisi” ruh sağlığımızı nasıl etkiler? - BaŞakHaberBaŞakHaber

15 Haziran 2024 - 03:32

“Korona Pandemisi” ruh sağlığımızı nasıl etkiler?

Doğru ve Etkili Reklamın Adresi

“Korona Pandemisi” ruh sağlığımızı nasıl etkiler?
Son Güncelleme :

19 Ağustos 2021 - 13:37

413 views

Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı

1918 İspanyol Gribi salgını ile tahmini 40 ila 100 milyon civarında insanı öldürmüştü. Bu rakam Birinci Dünya Savaşında ölenlerden çok daha fazlaydı. Verem, kolera, aıds gibi bulaşıcı hastalıklar hızla yayılarak salgın haline gelmesiyle insanlar arasında toplu ölümlere, siyasal, sosyal ve ekonomik sorunlara yol açmıştır. Korona pandemisi insanlığı tüm yönleriyle etkileyen küresel bir salgına dönüşmüştür.

Koronavirüs düzüneli giden yaşamamızda kaygı, endişe, korkuya neden olan bir kriz olarak okumalıyız. Yaşamın düzenini bozan hatta alt üst oluşlara yol açan beraberinde yoğun anksiyeteye neden olan bir virüs, insanların yaşamında etkisi uzun yıllar sürecek travmaların kaynağını da oluşturuyor.

Deprem, insan yaşamında derin travmalara yol açar. Deprem gibi korona pandemisi kişileri korkuttuğu, dehşet içinde bıraktığı, çaresizlik duyguları yarattığı gözlemleniyor. Bu ve benzeri şikâyetlerin uzun sürmesi ruh sağlığı sorunlarına neden olabilir.

Afet veya olağan üstü olaylarda genellikle “Post Travmatik Stres Bozukluğu” görülür.

Kaygı ve endişe bozukluğu kişi, ciddi fiziksel bir zararın oluşması durumunda çok sevilen birinin kaybı ile karşılaşırsa ya da böylesi bir olaya tanık olduktan sonra meydana gelen ciddi bir rahatsızlıktır. Kişiyi aşırı korkutan, dehşet içinde bırakan, çaresizlik yaratan, çoğu kez olağandışı ve beklenmedik olayların yol açtığı etkilere ruhsal travma diyoruz.

Çoğu kez travmatik olaydan birkaç saat, birkaç gün, daha seyrek olarak da birkaç hafta, birkaç ay sonra ortaya çıkar. Travmatik olaylar yaşayan kişilerin ailelerinde de bu bozukluğa rastlanır. Aynı şekilde acil servis, cankurtaran servisi ve özellikle toplumsal olaylarla iç içe yaşayan kolluk güçleri çalışanlarında da bu durum görülebilir.

Travmatik bir olay tecrübe eden kişilerin birçoğunda, şok, öfke, gerginlik, korku ve hatta suçluluk tepki olarak ortaya çıkabilir. Bu tepkiler olağandır ve birçok kişiye göre zamanla kaybolur. Post travmatik stres bozukluğu olan bir kişide ise bu tepkiler devamlı ve hatta artan şekilde gözlenmekte, kişinin hayatını birçok alanda engelleyecek kadar güçlü etkiye sahip olur. Bozukluğa sahip olan kişilerde bu belirtiler bir aydan fazla sürmektedir ve kişi olaydan önceki işlevselliğine geri dönemeyebilir. Post travmatik stres bozukluğu belirtileri olaydan sonraki üç ay içinde gözlenmeye başlanır. Ancak bazı vakalarda olayın yıllar sonrasına kadar belirtiler ortaya çıkabilir. Belirtilerin yoğunluğu ve şiddeti değişiklik gösterir. Bu konuda önemle üzerinde durulması gereken nokta, travmayı kişinin tek başına tolore etmesinin zorluğudur. Zaman kaybedilmeden profesyonel bir yardım alınması tavsiye edilir. Psikiyatri kliniklerine başvurması önerilir.

Koronaviris travmasıyla nasıl baş edilebilir?

Korona pandemisi sonrası,  medyanın yaklaşımı iki yönde değerlendirirsek toplumu bilgilendirici, salgına karşı koruyucu ve önleyici yayınlar ile halk içinde panik, endişeye yol açan veya doğruluğu kanıtlanmamış haberlerle duyarsızlığa neden olan yayınlar şeklinde sıralayabiliriz.

Korona haberlerini önlememiz mümkün olmadığı için vatandaşların bu haberler karşısında sakin, soğukkanlılığını koruyarak gerekli tedbirleri bilim insanların ve kurumların gösterdiği doğrultuda almalarını tavsiye ederim. Böylece salgınla daha bilgili ve bilinçli baş edebilme imkânı oluşturabiliriz.

Korona pandemisi ile zihinsel mücadelede korku, panik, endişenin başta ruh sağlığımız olmak üzere bağışıklık sistemimize zarar vereceğinin bilincinde olmalıyız. Mücadelede sakin, soğukkanlı, kendimizi iyi hissederek koruyucu önlemleri alarak başarılı olabiliriz. Vatandaşlarımızın uzmanların ve kurumların resmi açıklamalarına dikkat kesilmeleri ve üzerlerine düşen sorumluluklarını yerine getirmeleri salgınla mücadelede başat rol oynayacaklardır.

Doğru ve güvenilir bilgi edinin.

Elinizi yıkayın ve evde kalın.

Bağışıklık sisteminizi güçlü kılın.

Sağlıklı beslenin, egzersiz yapın.

Sosyal ilişkilere önem verip duygularınızı paylaşın.

Kitap okuyun, yeni beceriler kazanın, filmler izleyin.

Aile içi kaliteli iletişim

Korona’nın aile içi ilişkileri etkilediği ortadadır. Korona pandemisinin aile içi ilişkilerde meydana getirdiği olumsuz tutumlarla mücadelede “aile içi kaliteli” ilişkinin önemi ortadadır. Ailenin çocuğa birebir ilgi ve sevgi gösterdiği vakitlere kaliteli zaman diyoruz.

Ebeveyn bedensel, zihinsel ve duygusal olarak çocuğun seviyesine iner ve baş başa vakit geçirir. Anne-babanın birlikte zaman geçirmesi, çocuklarının merkezi sinir sisteminin, benlik saygısının ve temel güven duygusunun gelişimine olumlu katkıları olduğu belirtiliyor.

Çocuğa “ben sana değer veriyorum” mesajı verilir. Kaliteli zaman geçirmek için her zaman özel bir zaman dilimi belirmeye gerek olmayabilir. Çocuğunuzla mutfakta yemek hazırlamak, market alışverişi yapmak, birlikte gezmek hem öğrenme hem de eğlenme fırsatı olabilir. Kaliteli zaman uygulamalarında anne ve babanın katılımı önemlidir. Kaliteli zaman geçirirken televizyon veya bilgisayar gibi seçenekler kullanılmamaya özen gösteren ebeveynler

çocuklarıyla iletişim, etkileşim ve paylaşıma önem vermeleriyle çocuklarını internet bağımlılığından koruyabilirler.

Korona salgını, zaman içinde dünyada ezberleri bozacağını,  bütün yerleşik düzenleri değiştireceğini düşünüyorum.  Küresel kapitalizm üretim biçiminin insan dışındaki diğer canlı ve cansız varlıklarının yaşamlarını bozmuş çevreye, doğaya ve diğer canlı varlıklara zarar vermiştir. Artık dünya ve insanlık korona öncesi yaşam şekliyle sonrasında güven içinde yaşamını sürdüremez. Korona salgının, insanların yönetim sistemini değiştireceği gibi yaşam düzeninde derin değişiklere neden olacağını düşünüyorum.

Doğru ve Etkili Reklamın Adresi

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Doğru ve Etkili Reklamın Adresi

Doğru ve Etkili Reklamın Adresi